|
FATİHA SURESİ
Namazda ayakta iken okunur.
Okunuşu: Elhamdü lillâhi rabbil'alemin. Errahmânir'rahim.
Mâliki yevmiddin. İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în,
İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtallezîne en'amte aleyhim
ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet
eden ve Din Günü'nün sahibi olan Allah'a mahsustur.
(Allahım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım
dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin,
gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.
FİL SURESİ:
Bu ve bundan sonra gelen sûreler, namazlarda ayakta iken ve
fatihadan sonra okunur.
Okunuşu: Elem tera keyfe fe'ale rabbüke biashâbilfîl. Elem
yec'al keydehüm fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.
Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece'alehüm ke'asfin me'kûl.
Anlamı: (Ey Muhammed! Kâbe'yi yıkmaya gelen) Fil sahiplerine
Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların düzenlerini boşa
çıkarmadı mı? Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle
kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.
KUREYŞ SURESİ:
Okunuşu: Li'î lâfi Kurayş'in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf.
Felya'büdû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et'amehüm min cû'in ve
âmenehüm min havf.
Anlamı: Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında
uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini
açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Kâbe'nin
Rabbine kulluk etsinler.
MAUN SURESİ:
Okunuşu: Era'eytellezî yükezzibü biddîn. Fezâlikellezî,
yedu'ulyetîm. Ve lâ yehüddü alâ ta'âmilmiskîn. Feveylün
lilmüsallîn. Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. Ellezîne hüm
yürâûne. Ve yemne'ûnelmâ'ûn.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü
kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan
gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri
(ödünç) dahi vermezler.
KEVSER SURESİ:
Okunuşu: İnnâ a'taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar.
İnne şânieke hüvel'ebter.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Doğrusu sana pek çok nimet
vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan
kimsedir.
KÂFİRÛN SURESİ:
Okunuşu: Kul yâ eyyühel kâfirûn. Lâ a'büdü mâ ta'büdûn. Ve
lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve
lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Leküm dînüküm veliye dîn.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin
taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler
tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim
taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim
dinim banadır.
NASR SURESİ:
Okunuşu: İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse
yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike
vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip,
insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce,
Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O,
tevbeleri dâima kabul edendir.
TEBBET SURESİ:
Okunuşu: Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhü
mâlühû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetühû
hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablün min mesed.
Anlamı: Ebû Leheb'in elleri kurusun; kurudu da! Malı ve
kazandığı kendisine fayda vermedi. Alevli ateşe
yaslanacaktır. Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona
odun taşıyacaktır.
İHLAS SURESİ:
Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem
yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: O Allah bir tektir. Allah her
şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır. O doğurmamış ve
doğmamıştır. Hiç bir şey O'na denk değildir.
FELAK SURESİ:
Okunuşu: Kul e'ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min
şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad. Ve
min şerri hâsidin izâ hased.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: Yaratıkların şerrinden,
bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden
büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin
şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.
NÂS SURESİ:
Okunuşu: Kul e'ûzü birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min
şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi.
Minelcinneti vennâs.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: İnsanlardan ve cinlerden ve
insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin
şerrinden, insanların Tanrısı, insanların hükümranı ve
insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım. |